Saadet Partisi İl Başkanı Çalışkan dostluğumuza dayanarak gücendim sana" diyordu. Telefonun ucundaki Saadet Partisi Hatay İl Başkanı Necmettin Çalışkan yılların verdiği dostluğumuza dayanarak gücendim sana diyordu. Yerel seçimlerle ilgili yazdığın yazıda Saadet Partisini adeta yok sayarak hiç bahsetmemişsin. Hâlbuki Hatay genelinde her yerde seçime girdiğimiz gibi bazı mahallerde iddialı partiyiz” diyerek iddialı oldukları yerleri saymaya başladı. Haklıydı ve doğru söylüyordu yazdığım o yazıda Saadet Partisi ve adaylarından hiç bahsetmemiştim. Ancak onun en önemli nedenlerinden biri henüz Saadet Partisinden öne çıkan bir aday adayı bana yetişmemişti. Sadece birkaç müracaat olduğunu biliyordum ama isimler konusunda tamamen bilgisizdim. Ama asıl ikinci nedenim Saadet Partisinde genel merkez düzeyinde gerçekleşen radikal bir değişiklik için değerlendirme yapmayı düşündüğüm uzunca bir yazıydı. Bunu uzunca bir zamandır planlamama rağmen bir türlü kaleme almamıştım. Dostum Necmettin Çalışkan’ın araması ise bu arzumu tetiklemiş oldu. 2008 in kasım ayında sessiz sedasız olmasına rağmen, diğer büyük kitle partilerinden daha coşkulu bir şekilde Saadet Partisi Büyük kongresini yaptı. Bu kongrede uzun yıllardır partiyi yöneten ama hiçbir karizma oluşturamayan yaşı hayli ilerlemiş Recai Kutan giderek yerini genç, dinamik ve entelektüel bir bilim adamı olan Numan Kurtulmuş’a bıraktı. Numan Kurtulmuş kökleri Milli Görüş geleneğine bağlı tabanda ciddi bir dalgalanmanın yanında motivasyon görevi de gördü. Saadet Partisi yeniden kalabalıklaşmaya ve ilgi uyandırmaya başladı. Bu ilgi medyanın da dikkatini çekmiş olacak ki birçok tv kanalı kendisiyle uzun uzun söyleşiler yapmaya başlayarak kamuoyunun tanımasına da vesile olmaya başladılar. Neredeyse hemen her kanal kendisiyle bir söyleşi yapıyor düşüncelerini öğrenmeye başlıyordu. Sorulan ilk sorulardan biri, kendisinin emanetçi olup olmadığıydı. Zira çevresinde oluşan yönetim kurulu bazılarına göre polit büro adı verilen ak saçlılardan oluşmuştu. Ama o kendisinin hiçbir zaman emanetçi olamayacağını açık, kibar bir dille anlatırken; geçmişin bilgi ve birikimini de yabana atmayacağını söylüyordu. Kuru bir Ak Parti muhalefeti yapmayacağının da sinyallerini veriyordu. Artık projelerle konuşacak ülke yararına yapılabilecekleri anlatacaktı. Hiç bir zaman reel politikaya teslim olmayacağız diyordu. Tüm halkımızı kucaklayacak politikalar geliştireceğiz diyordu. Ama en önemli ve ses getirecek cümleleri de konuşmaktan imtina etmiyordu. Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğiz Musa gibi görünüp firavun gibi olmayacağız cümleleri de yine ona ait. Yani söyleyeceğim Saadet Partisinin Genel Merkezinde ciddi değişimler oluyordu. Bunun elbette ki taşraya da yansıması olacaktı. Belki bu yerel seçimlerde istenildiği gibi bir performans gösterilemeyebilirdi ama uzun vadede Saadet Partisinin söyleyeceği sözler olacağı gün gibi aşikâr görünüyor. Saadetin mecliste bir grubunun olması ise ülke açısından ve Ak Parti açısından faydalı olacağı kanaati her zaman olmuştur bende. Numan kurtulmuş saadet açısından iyi bir seçimdir. Eğer elleri serbest bırakılırsa ülke politika sahnesi değerli bir isme daha kavuşmuştur diyebileceğiz Gelişim ise zaman içerisinde görülecektir. Şemsettin Günay (Günlük Onuncu Köy Gazetesi Hatay 16.01.2009) |